27 Ocak 2013 Pazar


                                 BİR ALLAH KULUNDAN DİNLEDİKLERİM – 11
                       


                                   EZAN ÜZERİNE..


                                 “ Ezan minareye çıkılarak çıplak ağızla  okunur “






               …………………………………………


            Son asırda çok yayılan bidatlardan birisi de ezanın yüksak minarelere takılan bir hatta birkaç hoparlörden sesin sonuna kadar açılarak okunmasıdır. Efdal olanın, güzel olanın minareye çıkılarak hoparlörsüz, çıplak sesle okumak olmasına rağmen zamanınızda müezzinlerin hemen hepsi minareye çıkmadan caminin içinden ezan okumaktadır. Çok münferit  de olsa bazı müezzinlerin teypten ezan okuttuğu bile olmuştur. Hatta bunlardan biri teybi ayarlayarak ezanı okutmaya başlamış, Ancak araya sehven müzik kaydının girmesi nedeniyle çok nahoş bir durum yaşanmıştır.
            Şu bilinmelidir ki ezanı herkesin duyması şart değildir. Zamanımızda şehirlerin çok büyüdüğü, camiye uzak semtlerde ezanın duyulmadığı, hele hele çıplak ağızla okunan ezanın hiç duyulmayacağı söylenebilir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi ezanı yediden yetmişe herkesin duyması icab etmez. Ezanda gözü olanın namazın saat kaçta kılınacağını bilmemesi düşünülemez. Bugün herkesin kolunda, masasında veya duvarında birkaç tane saat olduğuna göre “Ezanı duyamadığımdan namazım kazaya kaldı” demesi inandırıcı değildir. Günümüzde ilginç bir çelişki de hoparlörler sayesinde ezanın her köşede çınlamasına rağmen çoğu camilerde vakit namazın bir-iki safla kılınmasıdır.
            Fıkıh kitaplarımızda camide başkasının farz namazını şaşırtmamak için sesli Kur’an okumanın bile mekruh olduğu yazılıdır. Durum böyleyken bin yıldır minarelere çıkılarak çıplak ağızla okunan ezan sesinin ruhlara verdiği huşuyu bangır bangır çınlayan hoparlörle bozmak doğru değildir.
            Bununla birlikte başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizdeki merkezi camilerden güzel sesli müezzinlerin hoparlörden ezan okuması iyi  olur.
            Medyadan öğrendiğimize göre bu şekilde okunan ezanı duyan birçok gayrimüslim imanla şereflenmiştir.
            Ancak sesi güzel olmayan bir müezzinin sonuna kadar açılmış bir hoparlörle okuyacağı ezanın böyle bir tesir bırakmak şöyle dursun tam aksine itici olacağı açıktır.
            Sözün özü, her şeyin aslı esastır ve her şey sonunda aslına rücü eder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder