13 Mayıs 2012 Pazar

BİR ALLAHKULUNDAN DİNLEDİKLERİM-8 MEDENİYETİMİZİ ANLATABİLMEK İÇİN

"Medeniyetimizi bugünkü nesle layıkıyle anlatabilmek için şu  üç ilim dalında ihtisas sahibi olmalıdır: Dini İlimler, Medeniyet Tarihi ve Tasavvuf.."

.............................................................................


Bugünkü neslin talihsizliklerinden biri de 1400  yıllık medeniyetimizin layıkıyla anlatılmamış, tanıtılmamış olmasıdır.
Asrı saadetten günümüze kadar gelen İslam Medeniyeti ve bu medeniyet içinde yoğrulan Türk-İslam medeniyetinin yeni nesle anlatılmasında eksiklik nerede diye araştırdığımızda hemen insan faktörü göze çarpar. Başka bir deyişle böyle bir hazineyi açabilecek hazinedar olmadığından medeniyetimizin gerçek yüzü Ay'ın karanlık yüzü gibi hep geri planda kalmış, yeri bünyemize uymayan batı medeniyeti ile doldurulmaya  çalışılmıştır.

Tabiatıyla eski medeniyetimizin ruhumuza sinmiş manevi kökleri de yeterince kesilemediğinden tam batılı da olunamamış, " Arafta kalanlar" gibi ortada kalmış nesiller ortaya çıkmıştır.

Necip Fazıl'ın tanımlamasıyla " Hiç eskiyip pörsümeyen eskinin" bugünkü nesle layıkıyla anlatılıp aktarılabilmesi için en azından şu üç ilim dalında ihtisas sahibi olmak gerekmektedir :

- "Bir defa Asrı Saadetten Osmanlı'ya kadar medeniyet tarihimizi çok iyi bilmeli, dayanmış olduğu zemini ve iç dinamiklerini çok iyi tahlil etmiş olmalıdır.

- Bütün yönleriyle dinimizi çok iyi bilmeli; kelam, hadis, fıkıh gibi ilimlerde mütehassıs olmalıdır.

- Tasavvuf derinliği olmalıdır. Tasavvuf terbiyesi alınmadan insanların ruhuna hitap edilemez. Sevmeden başkasına sevmeyi öğretemezsiniz. En azından medeniyetimiz dayandığı çok önemli bir dinamik olduğu için tasavvufta derinleşmek gerekir.

Şimdilerde o muhteşem medeniyetimizi öğrenmeye teşne nesiller böyle anlatıcılara muhtaç..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder