Mevlit kandili ramazana kadar sürecek mübarek kandiller dizisinin ilk halkası..
Peygamber efendimizin dünyaya geliş müjdesinin en güzel kokulu çöl çiçekleri gibi her tarafa yayıldığı gece..
Hani haziranda ıhlamur çiçekleri havayı nasıl ıtırla doldurursa sıradan bir Mekke gecesi de öyle oldu.
Ve o günden beri kutlu mevlidin gölgesi düştü üzerimize..
Gaflet içinde yaşarken hayatımızı..
Mevlitle silkinir uyanırız birden..
Kendimize geliriz şöyle bir..
Neler yapıyoruz biz? Neyle uğraşıyoruz?
Hangi çıkmaz sokaklardayız?
Geliriz kendimize biraz..
Diğer kandilleri bekleriz.
Miracı,beratı ve kadir gecesini...
Arkasından da kutlu ramazanı..
Bunlar da uyandırmazsa bizi..
Ümitler gelecek seneye mi?
Artık uyanabilmek için..
Yeni bir mevlit kandilinde mi?
Yoksa uykuda olduğumuzu..
Acı bir şekilde öğreneceğimiz..
Öteki alemde mi?
2 Ocak 2015 Cuma
1 Ocak 2015 Perşembe
BİR ALLAH KULUNDAN DİNLEDİKLERİM:
MÜMİN MÜMİNİN İLACIDIR
Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur
derler. Cemiyet halinde yaşamaya mecbur insan birbirine muhtaçtır. Hele bir de
araya dostluk girdi mi o insanlar birbirini görmeden yapamaz. Bunu daha da
ilerisi insanların birbirini Allah için sevmesidir. Allah için birbirine
muhabbet duyanlar O’nun rızası için bir araya gelir, O’nun rızası için
dağılırlar. Bu yüzden de mümin müminin ilacıdır denilmiştir.
Dost yokluğundan yorgun olan kalbe üç
gün ilim ve hikmet verilmezse o kalp ölür. Tekrar dirilebilmesi için müminlerin
bir araya gelmesi ihtiyacı olan bu manevi gıdaları susuz bir insan gibi kana
kana içmesi icab eder.
İnsanların bir araya toplanması için
Cenab-ı Hak’kın bir lütfü olan bayramlar uzun bir zamandır bir tatil vesilesi
olarak görülür oldu. Kimi insanlar daha arefe gününden arabalarına binip, tatil
yörelerine doğru yola çıkıyorlar. Dini vecibeler, ana baba, kardeş, ahbap yaren
ziyaretleri akıllarına bile gelmiyor. Halbuki bayramlar çöldeki vaha gibidir.
Nasıl ki çölde kalan bir kimse vahaya koşup, kana kana su içmek isterse, bütün
bir yıl çeşitli manevi buhranlarla kıvranan kimseler de bir rahatlama, sevinç,
huzur günleri olan bayramlara kavuşmayı isterler.
Bize 1960’lardan sonra bir hastalık
gibi yayılan bayramlarda tatil yapma alışkanlığı bari hiç olmazsa sılayı rahim
yapmakta kullanılmalı, uzaklardaki ana babalar, dost ve akrabalar ziyaret
edilmelidir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

