Yeğenimin düğünü için memlekete gittiğimizde Trabzon Havalimanından bir otomobil kiraladık. Kiralama müddeti 5 günlüktü. Aman ne güzel etmişiz..Bu kiralık araba sayesinde hem düğün, hemde 3-4 günlük Rize tatili oldukça rahat geçti. Son gün arabayı teslim için Trabzon'a doğru giderken kiralama firmasından arayıp "Arabayı teslim etmeniz gerekiyordu " dediler. Tabii biz de yoldayız, geliyoruz dedik..Bu kısacık örnek ömür denilen şeye ne kadar benziyor değil mi? Size verilen süre içerisinde iyi veya kötü zamanların iç içe geçtiği bir ömür yaşıyorsunuz.
Günü saatı geldiğinde birileri size çeşitli şekilllerde "Gelmeniz gerekiyordu " diyor. Siz bunu çoğunlukla anlamıyor ve yaklaşan teslim günü için hiçbir hazırlıkta bulunmuyorsunuz. Derken aniden ölüm elçisi karşınızda bitiveriyor ve " Kiraladığın arabayı pardon ömrü geri ver bakalım " diyor.
İşte o vakit istersen ben vermem, ben gelmem de..Söyleyen dilin işlemez, duyan kulağın duymaz, gören gözün görmez olur. Sadece " Yoğun bakımda. Komada galiba? " derler. Artık ne yazık ki kiralanın şeyin kira müddeti bitmiş, emaneti geri verme zamanı gelmiştir.
İşte o zaman gerçek erlik ağlayıp dövünmek değil "Ölüm bana hande aleme matem " diyebilmektir.
