18 Ekim 2011 Salı

BİR ALLAHKULUNDAN DİNLEDİKLERİM-3

" Gençliğinde bir sanat, fen sahibi olmayan ya yol kesici olur ya da dilenci "

İmam-ı Gazali

Toplumda anarşiye sebeb olan ve terörü doğuran sebebler üzerinde duran üstadımız, büyük İslam alimi İmam-ı Gazali'nin yukarıya aldığımız sözünden hareketle gençliğini boş yere harcayanların yol açtığı kötülüklerden söz etmiştir.

Gerçekten de " Ağaç yaşken eğilir " misali gerek çekirdekten yetişerek ve gerekse okuyarak muteber bir meslek edinmeyen kimseler hem kendilerinehem de içinde yaşadıkları cemiyete büyük zararlar verebilmektedir.

Böyle kimselerden gücü kuvveti yerinde olanlar parlak vaadlerle aldatılıp suç örgütlerine çekilmekte ve yasa dışı işlerin piyonu olmaktadır.

Geçmişte harami çetelerine katılıp dağ geçitlerinde yol keserken, günümüde mafia çetelerinin fedaisi ya da tetikçisi olmakta veya terör örgütlerince kandırılarak dağa çıkarılmakta ve devletin askerine kurşun sıkacak kadar gözü dönmüş bir insan haline getirilmektedir.

Doğu ve Güneydoğuda dağ köylerinin ve yaylaların boşaltılması ve terörün saldığı dehşetle kırsaldan Diyarbakır gibi şehirlere akın eden dünün tarımcı ve çoban gençleri terör örgütünce arayıp da bulunamayan bir insan kaynağı haline gelmişlerdir. Yörenin eskilerinden birinin deyimiyle eskiden koyun beyazı ile dolu mezralarda şimdi terkedilmişliğin acı rüzgarları esmektedir.Halbuki bu insanlar yerlerinde kalıp işlerine devam etselerdi veya kendilerine uygun meslekler edinselerdi terörün kanlı çengellerine böyle yakalanmazlardı.

Mesleksizlerden yeterli gücü kuvveti olmayanlar da ya dilenci olmakta ya da suçun başka bir çeşidi olan sahteciliğe yönelmektedir. Özellikle bayram günlerinde köşe başlarını dolduran dilencilerden, merdiven altlarında bizi zehirleyen bozuk gıda imal edenlere kadar çok geniş bir yelpazedir bu..

Görüldüğü gibi bir milenyumdur dertler aynı. Bin yıl önce günümüzün sıkıntılarnı görebilen o büyük alime rahmet diliyoruz.